16 Kasım 2013 Cumartesi

Birleşemeyen Birleşmiş Milletler



Birleşemeyen ‘Birleşmiş Milletler’

Medyadan aldığımız bilgilere göre: Suriye’de 15 Mart 2011’ de başlayan gösterilerin iç savaşa dönüşmesi sonucu, bugüne kadar;19.000 kişi yaşamını yitirirken, 1.5 milyon kişi evini terk etmiş, 12.000 kişi hapishanelerde,300.000 kişi komşu ülkelere sığınmış, Binlerce kişi kayıp. Her gün artmakta olan bu sayıların oluşturduğu acıları sonlandırabilecek bir girişim yok. Uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler vahşeti durdurmaya yetmiyor.
Dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararası, Ekonomik, toplumsal ve kültürel işbirliği oluşturmak için; 24 Ekim 1945’ de kurulan uluslararası  ‘Birleşmiş Milletler’ örgütü, Suriye’de barışı sağlamak şöyle dursun, Dünya ülkelerinin ortak iyi niyet ve barışçı girişimleri; ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 12 Ağustos 2012 tarihinde Çin ve Rusya’nın ‘veto’su ile engellenmiştir. ‘Birleşmiş Milletlerin’  kuruluş amaçları ve barış ilkeleri, bir kez daha çiğnenerek ‘Birleşmiş Milletler’ barışcı varlığını inkar etmiştir. Geçmiş de örnekleri  defalarca yaşanan bu tıkanmanın sebebi; ‘BM Güvenlik Konseyi’ Karar alma yetkisindeki Çarpıklıklardan kaynaklanmaktadır.
Eleştirimiz; Suriye ve birçok konuda birleşemeyen ‘Birleşmiş Milletler’ in birleşememesi değil, ‘Birleşmiş Milletler’ içinde, barışa destek için birleşen ülkelerin önünde, engel oluşturmakla, milletlerin barış ve işbirliği platformunun  tıkanmasıdır: Kurucu üye sıfatıyla, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri’nin Sahip olduğu imtiyaz ‘veto’ lu oy kullanma haklarıyla; ‘Görüşülen Taslağın’ bir oyla dahi veto edilerek, Genel Kurulda görüşülemesinin engellenmesi  sorun oluşturmaktadır. Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri (Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Amerika) nın İmtiyazlı ‘veto’ hakkı kaldırılmalıdır. Bir üyenin ‘veto’su 193 üyeli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun konu üzerinde görüşme  yapmasını engellemesi  ilkel, taraflı bir uygulamadır. Bir  ‘veto’  karşısında eli kolu bağlanabilen  diğer, 192 ülkenin delegelerinin oluşturduğu Genel Kurula  yapılan, güvensizlik ve saygısızlıktır. Milletlerin barış için oluşturduğu ‘Birleşmiş Milletler’ platformunun işgalidir. Siyasetin Hukuku boğmasıdır. Burada Hukuk zemininde, siyasi kanaatların ifade edilmesi, oylanması  yok edilmiştir. Diktacılık mantığı, elindeki ‘veto’ yetkisiyle, ‘BM’i işgal etmiştir. Benzeri davranışlarından dolayı  ‘BM’ Bildiğim kadarıyla :Kıprıs’ta taraflı, Kırcali’yi görmedi, Gümülcine’yi duymadı, Bosna’ya geç geldi, Karabağ’da yok, Filistin’de  taraflı, Suriye’ye müdahil değil,  Arakan’a daha kulağını çevirmedi  … Bu gidişle, günün birinde; -Dünya Devletleri  ’veto’ lar karşısında bizlerin burada olmasının bir anlamı yok- diyerek topluca, BM’ i Terk etmeleri kaçınılmaz.
Suudiarabistan’ın Hazırladığı; ‘Beşşar Esad’ı Kınama  Ve İstifaya Çağırma  Metni’ Yaptırımı olmaksızın BM Genel Kurulunda 12 Kasım 2012’ de Kabul edilmiş. Bu oylamada;133 Ülke Kabul,12 Ülke Hayır,31 Ülke Çekimser oy kullanmışlar. Buradan anlaşılıyor ki! Bazı ülkeler Soğuk savaş dönemi  alışkanlıklarını  sürdürüyor. İnsanlığın düşmanı; ırkçılık, dincilik, sınıfçılık, sömürgecilik. terörden meded umuluyor. Kutuplaşma arzuları sürdürülüyor. BM açmazı, saydığımız sinsilere hizmet ediyor. Barıştan yardımlaşmadan yana olan, insan olmanın sorumluluğunda olan ve bu duruşlarını kayb etmeyen 133 ülke’ye çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Daha Demokrat BM için, Hukuk zemininde, birlik içinde mücadele etmelidirler. Bu mücadelede; ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri’nin  ‘Veto’ haklarının kaldırılması önemlidir. Tüm ülkelerin BM ‘ de temsili adil olmalıdır; Dünya nüfusu ile ülkelerin nüfus oranları, ülkelerin BM' de delege dağılımını belirlemede ölçü olmalıdır.Bu denge kurulabilirse, BM ‘nin Demokratik yapısı güçlenecektir. Etkin  ve  adil BM için gerekli yapı değişimleri yapılmalıdır.  Hiçbir yerde, kurucuların tekelinde kalmış cemiyetler, toplumlar tarafından kabul görmez.Fakat, ‘Birleşmiş Milletler’deki bu çarpık yapı düzeltilebilir mi? Bu gün için mümkün görünmüyor. Peki, Bu formatta başka bir Milletler Birliği kurulabilir mi? Dünya gündeminde böyle bir şey yok. Ancak ,’ Birleşmiş Milletler’ bu platformda kurulmuş ilk örgüt değil, sonuncu olduğunu da kimse söyleyemez. Bu gün, Birleşmiş Milletlerden 133 ülkenin  ayrıldığını düşünsek, geriye kalanların ne kadar hükmü kalır?  Bütün bunlar bize ‘Milletler Cemiyetinin’ (Cemiyet-i Akvam’ın) kuruluş ve dağılma sürecini hatırlatıyor.
Birinci Dünya Savaşını Kazananlar(İtilaf Devletleri) ve kaybadenler(İttifak Devletleri) her iki taraftakiler; Savaştan çok zarar görmüşler, yıkıma uğramışlardı. Paris Barış Konferansında (28 Nisan 1919) Dünya’da yeni savaşların olmaması için, devletler arasındaki sorunların barış görüşmeleriyle çözülmesini öngören bir belge imzalanarak, karar altına alındı. Bu belge esas alınarak  10 Ocak 1920 ‘de İsviçre’de ‘Milletler Cemiyeti’ kuruldu. Dünyada savaşları önleme adına kurulan cemiyet 2. Dünya Savaşının olmasını engelliyemediği için,’Milletler Cemiyeti’ni başarısız kabul ederek 18 Nisan 1946 ‘da Cenevre’de Cemiyet kendini fesh etti. Bu misyonu 1943 yılında kurulan ‘Birleşmiş Milletler’ devam ettirdi. Ne yazık ki! Kendinden öncekilerin, erdem ve yanlışlarından ders almadan.Akibeti hayr ola...

14 Kasım 2012/Ankara
İsmail YİĞİT
Araştırmacı Yazar
yigitarastirmaci@hotmail.com
İsmail YİĞİT-Google+
İsmail YİĞİT "Derlemeler" -Youtube
İsmail YİĞİT "Naturel Yaşam" -Youtube




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder